Andımızın kaldırılması üzerine

347096-3-4-7abdaSiyasetle hiç bir zaman içli dışlı olmadım.  Körü körüne siyaset yapılmasından da hiç hoşlanmadığımı belirtmek istiyorum. Sayfamda şüphesiz siyasi yazılara yer vermeyeceğim,  bu yazımın herhangi bir siyasi parti, siyasi görüş ile ilgili ilişkisi yoktur.

Konuya giriş yapmadan önce hatırlatma amacında andımızın sözleri;
Türküm doğruyum çalışkanım

İlkem; küçüklerimi korumak büyüklerimi saymak yurdumu milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!

Bilindiği gibi son günlerde gündemi meşgul eden konulardan birisi andımızın kaldırılması.  Kişilerin verdiği tepkilerin geneli tamamen partizancılık akımından başka birşey değildi.  Meselenin abartılmasının da temel sebebi de budur. Tarafların birbirine sunduğu argümanlarda her zaman olduğu gibi  tutarsızlık mevcut oldu.  Bir taraf  and içerisinde etnik köken ayrımı olduğunu, ırkçı ifadeler barındırdığını savunmakta iken diğer taraf  anayasamızdaki “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.”   ifadesini öne sürerek ırkçı bir ifadenin yer almadığını savundu.

İlkokul çağında olan bir çocuğun  anayasanın 66.maddesini okuması, anlamlandırması pek mümkün görünmüyor, ve farklı ırkta olan bir çocuğun bilinçaltının olumsuz anlamda etkileneceği  bir gerçektir. Aynı zamanda sabahın erken saatlerinde küçücük çocukların  yemin ettirilmesinin normal karşılanması garip olabilecek bir durumdur.

Bütün bu gerçekler bizlere andımızın kaldırılmasının isabetli bir karar olduğunu göstermektedir.

Yazar: Yunus Emre SEYHAN

Yazılım Uzmanı, İstanbul 1992 doğumlu, Trabzon'lu

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar